Betül Mardin Yaşıyor Mu? Betül Mardin Kitapları, gençliği, ilk eşi, Betül Mardin kimdir vikipedi? Betül Mardin kaç yaşında, nereli?

17.05.2022
Okuma Süresi: 10 dakika
A+
A-
Betül Mardin Yaşıyor Mu? Betül Mardin Kitapları, gençliği, ilk eşi, Betül Mardin kimdir vikipedi? Betül Mardin kaç yaşında, nereli?

Betül Mardin Yaşıyor Mu? Betül Mardin Kitapları, gençliği, ilk eşi, Betül Mardin kimdir vikipedi? Betül Mardin kaç yaşında, nereli?

Betul Mardin, 1927 yılında içlerinde diplomatların ve devlet adamlarının da bulunduğu sarak İstanbul, Şişli‘de dünyaya geldi. Babası Muhiddin Arif Mardin İş Bankası’nın İskenderiye Genel Müdürlüğü görevinden emekli ve Türk Petrol’ün de kurucularındandır. Annesi ise Adliye Nazırı Necmettin Kocataş’ın kızı Fatma Fahire’dir. Müzik yapımcısı, prodüktör Arif Mardin (d.1932) kardeşidir. Gazeteci yazar Ayşe Arman‘ın kayınvalidesidir. Arnavutköy Kız Kolejinden 1946 yılında mezun oldu. Babası üniversiteye gitmesine izin vermedi.

1950 yılında evlendi eşi çalışmasını istemediği için bir işe girmedi. Evde hanımlara İngilizce dersi Amerikalılara ise Türkçe dersi verdi. Yemek ve dikiş kursuna gitti. Evliliği 1957 yılında bitti. 1952 yılında Tercüman gazetesinin magazin bölümünde mesleğe adım atan Mardin, üç yıl sonra Hakkı Devrim yönetimindeki Yeni Sabah‘a geçti. ABD Konsolosluğundaki Amerikan Haberler Merkezi’nde çalıştı. 1959 yılında tiyatrocu Haldun Dormen ile evlendi. Bir kaç yıl sonra yakın dostlarından Turgut Özakman‘ın TRT‘de Merkez Program Daire Başkanlığı, Genel Müdür Yardımcılığı yaptığı yıllarda İstanbul TRT’de 1964 yılında çalışmaya başladı. 1967 yılında Uğur Dündar ile birlikte İngiltere‘ye BBC‘ye eğitim için gönderildi.

İngiltere’de BBC Televizyon Kursundan mezun oldu. Döndüğünde Ankara televizyon bölümüne ders verdi ve oyun bölümünün başkanı oldu. İstanbul’da olan eşi ve çocuğu için 1968 yılında görevinden istifa edip İstanbul’a gitti.

TRT’den ayrıldığı yıllarda ga hatta Haldun Dormen‘le birlikte olduğu için sinemaya kadar bu konularda bilgi sahibidir. Kuvvetli bir iletişim ağına sahip olduğunu düşünür. Bu yüzden arkadaşları ‘Ahtapot Betül’ adını yakıştırır ona. Bu durumu değerlendireceği yeni bir iş alanı arar kendine. Ve babasının kapısını çalar. “Bana para ver, sonra sana veririm.” Babası, çalışmasına olumlu bakar artık. Sonra, Akbank Genel Müdürü Ahmet Dallı’ya gider. Yıl 1968… Tanıtım programları yapmaktan bahseder ona ama, Dallı daha farklı bir iş önerir Betül Hanım’a: “Benim emrimde 3 bin 500 kişi çalışıyor. Ben birşey söylüyorum, onlar ağlamaya başlıyorlar. Halbuki ben ‘Aferin çok güzel yaptınız’ diyeceğim. Anlamıyorlar. Benim söylediklerimi onlara, onların söylediklerini bana getir.” Halkla ilişkilerde beşeri münasebetler adı altında bir iştir bu. Haftada üç gün gelip bin 900 lira maaş alması önerilir. O zamanlar bu alanda Türkiye’de çalışan bir-iki erkek var o kadar. Onlar da yabancı büyük petrol şirketlerinde çalışmaktadır.

10 Haziran 1968 tarihinde Türkiye’de ilk defa olan bir meslek olan Galata’daki binada Akbank’a Halkla İlişkiler uzmanı olarak işe başladı. Sonra Disko-Türk Plak Şirketi’nden bir teklif alır. Şirketin basın ve reklam işlerini yürütmesi istenir kendisinden. Ardından Kervansaray adlı bir kulübün sadece mönülerini düzenlemek için bir teklif daha alır.

1971 yılında ise Türkiye’de yapmaya çalıştığı bu işin dışarıda nasıl olduğunu anlamak için İngiltere’ye, Kemal Has‘ın İmsa firmasında çalışmaya gider. 1974 yılında Türkiye’ye tekrar döndüğünde aynı yıl İstanbul Festivali’nin birinci yılı hazırlıkları yapılmaktadır. Festivalin tanıtım işlerine yardımcı olur. Ardından Alaaddin Asna ile birlikte A&B’yi kurar. 1984’te bu ortaklık sona erer ve 1987 yılında, Canan Bengiselp, Nilgün Pirinççioğlu ve Cemal Noyan’la, bugün Türkiye’nin önde gelen halkla ilişkiler şirketlerinden olan İmage’ı kurar. Bir zamanlar baba Muhiddin Arif’in çalışmaya izin vermediği Betül Hanım, halkla ilişkiler dalında birçok başarı ödülü alır, yılların ‘en başarılısı’ seçilir üst üste.

Betul Mardin, işini ilk kez dinleyene 6 kelimeyle “Sen beni kaşı, ben seni kaşıyayım” şeklinde tarif etmektedir. Ama akademik bir dil kullanmak gerektiğinde ‘Halka İlişkiler’i, “İtibar Mimarlığı” kategorisine sokmaktadır.

1969 yılında İstanbul Üniverstesi İletişim Fakültesi’nde Radyo ve Televizyon programcılığı dersi verdi. 1975 yılından itibaren Boğaziçi Üniverstesi Turizm Bölümü’nde ve İstanbul Üniverstesi İletişim Fakültesi’nde Halkla İlişkiler konusunda dersler verdi. 1997 yılından beri İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler bölümü öğretim üyesi de olan Betül Mardin, 1995 yılında Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği’nin (IPRA) başkanı oldu. İki yıl sonra ‘üstat’ anlamına gelen ‘Member Emeritus’ ünvanını kazandı. IPRA Geçmiş Başkanlar Konseyi’ne başkan seçildi.

1998 yılında Anadolu Üniversitesi tarafından iletişim konusunda fahri doktor ilan edildi.

Betul Mardin, ilk evliliğini, Robert Koleji’nin bir çay partisinde tanıdığı, sonrasında babasının yanında avukatlık yapacak olan Akgün Ustalar ile 1950 yılında yaptı.1957 yılında boşandı. Bu evliliğinden Şerife Leyla adında bir kızı vardır.

Betul Mardin, 1959 Temmuzunda, tiyatrocu Haldun Dormen ile evlendi. Sekiz yıl süren bu evliliğinden, Ömer (d.1961) adında bir oğlu oldu. Bir daha da evlenmedi.

Amerika’da ünlü bir kompozitör olan Arif Mardin’in ablası, sosyolog, siyaset bilimci Şerif Mardin’in amcasının kızı, ama hepsinden önemlisi Türkiye’de halkla ilişkiler mesleğinin öncüsü. Gözünde gözlüğü, ensesinde topuzu, elinde bastonu ve yüzünde hiç eksik olmayan gülümsemesiyle Betûl Mardin.

Annesi, Hariciye Nazırı Mısırlı Halil Şerif Paşa’nın kızı Şerife Leyla Hanım, babası ise Mardinizade Arif Paşa’nın oğlu Muhiddin Arif Bey’dir. Babası Mısır’daki pamuk tarlalarından oldukça rahat bir şekilde geçinen ve bankacılık yapan biridir, ancak 1929 krizinde pamuk fiyatları dibe vurunca, ailenin tüm serveti sıfırlanır. Bu yüzden annesinin babası, molla dedesinin yanına taşınırlar. Kayınpederinin yardımıyla İş Bankası’na ikinci müdür olan, daha sonra Mısır şubesine müdür olarak atanan babası, evi geçindirmekte zorlanır bir süre. O dönem Betûl, ablasının, kuzenlerinin eskilerini giyer, idareli para kullanmayı öğrenir. Sonradan babası pamuk fiyatlarının yükselmesiyle yeniden zengin olacak ve Mısır’daki sermayesinin bir bölümünü Türkiye’ye getirip Türk Petrol’ün Yönetim Kurulu’na girecektir.

“1927 yılının son ayında Arap-Türk karışımı bir ailenin ikinci kız çocuğu olarak Şişli’de bir apartmanda dünyaya gelmişim. İkinci çocuğun da kız olmasına ailem o kadar üzülmüş ki, göbeğimi Mehmet Arif diye kesmişler. Ben 4,5 yaşındayken Arif doğdu. Kardeşimin erkek olması herkesi çok mutlu etmişti. 3 kardeş birlikte büyüdük, taa ki ablam Leyla, Robert Kolej’de birlikte yatılı okurken veremden ölünceye kadar.”

“Çok eski kökler. Peygamber sülalesi; 14 asır falan. Aslen ve mevzulen Arap. Ebulula Bey’in babası, yani büyükbabamın babası ile İstanbul’a geliş, 19. yüzyılın başı, 1820’ler gibi… 200 yıla yakın zamandır İstanbul’dayız.”

“İsmim Betül değil, Betûl; Betül, Farsça keçi demek. Betûl ise Hz. Meryem’e verilen bir sıfat, bakire anlamına geliyor.”

You cannot copy content of this page