İdari yargıda tazminat davası, şartları nelerdir? İdare tazminat davası zamanaşımı?

19.12.2022
Okuma Süresi: 8 dakika
A+
A-
İdari yargıda tazminat davası, şartları nelerdir? İdare tazminat davası zamanaşımı?

İdari yargıda tazminat davası nasıl olur? İdare tazminat davası zamanaşımı?

İdari Yargı’da açılacak tazminat davalarında (tam kaza davalarında) zamanaşımı süresi, 2577 sayılı İdari Yargılama Yasası’nın 13.maddesine göre, zarara uğrayanların haksız ve hukuka aykırı eylemi öğrenmelerinden başlayarak (1) yıl ve herhalde eylem gününden başlayarak (5) yıldır.

Yani kural olarak idareye karşı açılan davalar idare mahkemelerinde açılır. Eğer uyuşmazlık konusu vergi ise vergi mahkemelerinde dava açılır. Bununla birlikte Danıştay bazı konularda ilk derece mahkemesi olarak görev yapar.

Yani kural olarak idareye karşı açılan davalar idare mahkemelerinde açılır. Eğer uyuşmazlık konusu vergi ise vergi mahkemelerinde dava açılır. Bununla birlikte Danıştay bazı konularda ilk derece mahkemesi olarak görev yapar.

Tam yargı davası; 2577 sayılın kanun uyarınca, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan etkilenen tarafından açılan tazminat davalarıdır.

İdare ve vergi mahkemelerinde açılan tam yargı davalarına karşı istinaf kanun yolu başvurusu Bölge İdare Mahkemesi’ne, temyiz kanun yolu başvurusu Danıştay’a yapılır.

İdare hukukunda kusur sorumluluğu hizmet kusuru olarak adlandırılmakta olup kamu hizmeti yürüten idarelerin bu hizmetin örgütlenmesin. de, hizmetin görülmesi için gerekli araç, gereç ve personelin sağlanmasında, personelin yetiştirilmesi ve hizmetin gereği gibi yürütülmesinden sorumlu olması ne deniyle sayılan bu hususlarda doğacak aksaklıklardan da hizmet kusuru nedeniyle sorumlu tutulacaktır. İdarelerin bu hizmet kusurları nedeniyle sorumlu tutulmasının ve idari dava açılmasının dayanağı ise Anayasanın 125 maddesinin son fıkrası ile 129. maddesinin beşinci fıkrasıdır. Anılan 129. madde hükmü ile kamu görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları idare aleyhine açılabilecektir.

Tazminat Davası Niteliğinde Tam Yargı Davası: İdare, işlem ve eylemleriyle kişilere zarar verdiğinde zarara uğrayanların idari yargıda maddi ve manevi tazminat davası açarak zararın giderilmesini sağladıkları tam yargı davasıdır. Tazminat davasının tipik şekillerinden biri idarenin hizmet kusuruna dayanan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Örneğin, idarenin kazı çalışması yaparken açıkta bıraktığı çukur sebebiyle bir kimsenin ölmesine neden olması halinde yakınları idareye karşı maddi ve manevi tazminat davası açabilir.

Yani kural olarak idareye karşı açılan davalar idare mahkemelerinde açılır. Eğer uyuşmazlık konusu vergi ise vergi mahkemelerinde dava açılır. Bununla birlikte Danıştay bazı konularda ilk derece mahkemesi olarak görev yapar.

Kişilik haklarına olan saldırının devlet eliyle, idarece gerçekleştirilmesi halinde; manevi zarar, idare mahkemelerinde, tam yargı davası adı altında talep ve dava edilebilecektir. Zira idari yargıda tam yargı davalarıyla ortaya çıkan zararın tazminini hedeflenir.

Tam yargı davası açılabilmesi için idarenin eylem ya da işlemi ile oluşan zarar arasında bir illiyet bağı olmalıdır. Tam yargı davasının bir idari işlemden doğan zararın tazmini amacıyla açılması durumunda dava, iptal davası ile birlikte açılabileceği gibi iptal davasının kesinleşmesinin ardından da açılabilir.

Yani kural olarak idareye karşı açılan davalar idare mahkemelerinde açılır. Eğer uyuşmazlık konusu vergi ise vergi mahkemelerinde dava açılır.

Bununla birlikte Danıştay bazı konularda ilk derece mahkemesi olarak görev yapar.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda 2/1-b maddesinde tam yargı davasının ad ve kapsamına yer verilmiş ve “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanımdan anlaşılacağı üzere tam yargı davası idari işlem nedeniyle ya da idari eylem nedeniyle bir kişinin hakkının ihlal edilmesi halinde doğacak zararın tazmini için kullanılan bir yoldur.

Kural olarak idare aleyhine bir tazminat davası açılabilmesi için öncelikle hukuka aykırı bir işlem yahut eylem olmalı, bu işlem ve eylem sonucunda bir zarar meydana gelmeli, bu zarar ve idarenin işlemi/eylemi arasında illiyet bağı olmalıdır.

Mesela Karayolları Genel Müdürlüğü yol yapım çalışması sırasında vatandaşın bahçesine zarar vermesi halinde bu zararın karşılanması için tam yargı davası açılır. Yahut haksız yere memurun işine son verme işlemi nedeniyle maaşlarını alamayan memurun yaşadığı maddi zarar da yine tam yargı davasının konusudur.

Bir devlet memuruna disiplin soruşturması sonucu meslekten çıkarma cezası verilmiş olsun. Bu işlem nedeniyle de doğal olarak maaş başta olmak üzere birçok mali ve sosyal hak kaybı meydana gelecektir. Bu durumda;

Kişi meslekten çıkarma işlemi ve bu işlem nedeniyle uğradığı mali zararlar nedeniyle tek dilekçede iptal ve tazminat talepli dava açabilir. Bunun için ihraç kararının kendisine yazılı olarak bildirildiği tarihten itibaren dava açmalıdır.

Yahut kişi devlet memuriyetine dönmek istemeyip sadece uğradığı zararın tazmini için de dava açabilir. Bu durumda mahkeme sadece ihraç nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının ödenmesi şeklinde hüküm kuracaktır.

Veyahut kişi ihraç işlemine karşı önce iptal davası açar, bu dava karara bağlanınca 60 gün içinde bu defa uğradığı maddi kayıpların tazmini istemiyle tam yargı davası açabilir. Yani ayrı ayrı iki dava açılmış olur.

Bu seçeneklerden hangisinin tercih edileceği davacının isteğine bağlıdır.

Tam yargı davasının açılma usulü zararın kaynağının işlem veya eylem olmasına göre değişmektedir. İlk olarak işlemden kaynaklanan tam yargı davasına bakalım. Bir idari işlemden kaynaklı tam yargı davasının nasıl açılacağı 2577 sayılı Kanunun 12. maddesinde düzenlenmiştir: “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.”

You cannot copy content of this page